3 soruda referandum..


CHP NEDEN HAYIR DİYOR ? 26.DÖNEM CHP ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ A.ADAYI ABDURRAHMAN YARGUCI'YE SORDUK.

post
 Siyaset    2017-02-27    Bu İçerik 27279 kez görüntülendi.


CHP açısında,Başkanlık sistemi dedikleri tam olarak nedir? Nasıl okumalıyız?

 Bizlere teklif edilen metindeki Başkanlık sistemi; Şahsa Münhasır bir Başkanlık modeli son adı Cumhurbaşkanlığı sistemi. Anayasa hukukunun olmazsa olmazı; yasama, yürütme, yargı yani kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğundan bu bir anayasa değil, bir kişiye bağlı, önce otoriter daha sonra yapacağı atamalarla da “Monarşi” yani aile saltanatı kurmayı hedefleyen bir rejim değişikliği istemidir. Bunun en yakın örneğini Azerbaycan’da gördük.

Yeni sistem Siyaseti ve parlamentoyu ne derecede etkileyecek?

Yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi gelirse değil iki parti, AKP bile kalmayacak. Meclisin hiçbir yetkisi ve etkinliği kalmayacak, işlevsiz hale gelecek.

Yasama organı meclisin, gensoru, güvenoyu, gibi yürütmeyi denetleyen yetkileri kaldırılmak istendiği gibi, kuvvetler ayrılığı ilkesi pasifize edilerek, yasama yetkisi de kararnamelerle Cumhurbaşkanına verilecek. Her türlü yasama ve denetleme yetkisi olan 550 Milletvekili sayısı da yeni sistemle birlikte 600 Milletvekili yapılarak sadece maaş alan, milli iradeyi temsilden uzak bir duruma dönüşecek.

Diyelim ki 600 Milletvekili fikir birliği ile birleşip bir kanun teklifi verdi; Yeni sistemde Cumhurbaşkanı bunu Veto edebilecek, hoşuna gitmediği zaman iptal edebilecek.

İdeolojiler ve aidiyetler yok olacak, milli ve manevi duygular dejenere olacak, sadece çıkar ilişkileri temelinde bir birliktelik oluşacaktır. Milli ve manevi duygulardan uzak bu birliktelik en ufak bir çıkar uyuşmazlığında derin kutuplaşmalara neden olacaktır.

Türkiye’nin Demokratik-Laik Hukuk devleti ve güçlü bir Parlamenter sisteme ihtiyacı var, yani demokrasiden, özgürlükçü anlayıştan başka gideceği bir yer yok. Çünkü şunu biliyoruz: Teklif edilen Anayasa değişikliğinde ortaya konulan bu yaklaşımla Türkiye yönetilemez. Yani tek adam rejimi ile bu ülkeyi yönetemezsiniz. 94 yıl öncesine dönmek için de artık çok geç.

Evet veya hayır çıksa, Halk olarak hayatımızda ne gibi değişiklikler getirecek?

Evet çıkarsa yukarıda saydığım nedenlerle ülkemiz hızlı bir gerileme ile karşı karşıya kalır. “Global” dünya anlayışı; Demokrasi, hukuk, özgürlük ve insan haklarının garanti altında olmadığı hiçbir yere yatırım yapmaz.

Hayır çıkarsa; Ülkemiz derin bir nefes alır. Hayır’la birlikte elbette ki sorunlar buhar olup uçmaz, beş ay geriden ve kaldığımız yerden devam edeceğiz. Hükümet değişmeyecek, her şey eskisi gibi devam edecek. Kuvvetler ayrılığı ilkesi yine devreye girecek, meclis temsil ettiği irade adına çabalayacak, herkes anayasal sınırlarına çekilecek. Bütün bunlarla birlikte kaldığımız yerden el ele vererek Önce Vatan ve Hürriyet, sonrada kalkınma diyerek var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti devleti güçlü bir devlettir. Milletiyle bölünmez bir bütündür.

Siyasi bir seçim yarışı ya da kişilerin yarıştığı bir süreçte değiliz. Yarısından fazlasının gençlerden oluştuğu,  özgürlüğün, demokrasinin ucundan da olsa tadına varmış, toplam da 80 milyonluk bir ülkenin akıbetini tek bir kişinin tasarruflarıyla yönetilemeyeceğini/yönetemeyeceğini ve bunun mümkün olmayacağını topluma anlatmalıyız, anlatabiliriz.

Farklılıklarımızın bir zenginlik olduğuna, burasının sadece “bizim” değil, hepimizin vatanı/ülkesi olduğuna ve bunu gösterecek bir anayasayı yazmanın mümkün olduğuna toplumu, kişileri kırmadan, onları ötekileştirmeden, hassasiyetlerini göz ardı etmeden, bunun bir ideoloji müsabakası olmadığına ikna edebiliriz, etmeliyiz.

Kucaklayıcı bir “Hayır” kampanyası ile bu “Dip”ten bir sıçrama yakalayabiliriz. Herkesin kendisini eşit ve özgür biçimde ifade edebildiği tam demokratik yeni bir anayasa yazabiliriz ama bunun için önce “Hayır” demeliyiz.

 Tüm insanlar “Ya dinde kardeş ya da insanlıkta eştir”.(Hz.Ali) Dolayısı ile vatandaşlar arasındaki eşitlik, devletin ve yöneticilerin sınıflar arasında tarafsız kalması anlamına gelmez. Tam tersi devletin adalet mekanizması yoluyla dengeyi sağlamak için müdahale etmesini gerektirir.

NOT:Bunlar benim kişisel görüşlerimdir kurumsal olarak üyesi olduğum CHP’Yİ bağlamamaktadır.

Bu vesile ile bana tanıdığınız bu fırsattan dolayı sizin şahsınızda ŞEHİRDE BU HAFTA GAZETESİ çalışanlarına ve size teşekkür eder yayın hayatınızda başarılar dilerim…

HABER/RÖPORTAJ:R Ferhat VURAL

adıyaman,şehirde bu hafta gazetesi,ferhat vural,chp,abdurrahman yargucı