YARGUCI'DEN SİNE-İ MİLLET AÇIKLAMASI


CHP 26.Dönem Adıyaman Milletvekili A.Adayı Abdurrahman YARGUCI,Son günlerde konuşulan sine-i millet tartışmalarıyla ilgili bir açıklama yaptı.Yargucı açıklamasında şunları kaydetti.."Bir hukuksuzluk garabeti olarak tarihe geçen 16 Nisan referandumunu geride bıraktık. YSK’nın hiç eğitim görmemiş bir kişinin bile rahatlıkla anlayabileceği açıklıktaki yasa maddesi; Kanun yapmak değil yürürlükteki kanunu hiçe sayarak mühürsüz oyların geçerli olmasını kabul ederek yasadışı bir karar almış, partim CHP’nin yaptığı iptal başvurusunu reddetmiş ve gündem “Sine-i Millet” tartışmalarına sahne olmuştu.

post
 Siyaset    2017-04-24    Bu İçerik 11412 kez görüntülendi.


Kamuoyunda ve partimiz tabanında ülkemizde sıklıkla meydana gelen Hukuk tanımamayı gelenek haline getiren anayasal kurumlardan duyduğu endişe ve umutsuzluktan kaynaklı bir “Sine-i Millet”e dönün çağrısı sosyal medyada sıkça dillendirildi.

Hakikaten “Sine-i Millet” anayasal kurumların halk üzerinde yarattığı bu umutsuzluğa bir çare olabilir mi?

“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” atasözü geliyor aklıma, 15 Temmuz sonrası 20 Temmuz ve OHAL yani hiçbir demokratik teamül ve siyasi etik anlayışını benimsemeyen aksi bir tavır sergileyeni gözünü kırpmadan yaftalayan bir anlayış hakimken.“Sine-i Millet” amacına ulaşacak bir aygıt mıdır?

Parlamentonun terk edilmesi, halka dönmek anlamında kullanılan “Sine-i Millet” Teklif edilen Harbiye nazırlığı görevini kabul etmeyerek Kurtuluş mücadelesine arkadaşlarıyla birlikte başlayan Mustafa Kemal Atatürk ile Türk siyasi literatürüne giren bir kavramdır.

Geçmişe dönüp baktığımızda 94 yıllık Cumhuriyet tarihinde sürekli dillendirilmiş ve fakat sadece Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ile birlikte sadece Hatay Milletvekili Murat Sökmenoğlu “Sine-i Millete” dönmüştür.

“Sine-i Millet” Aygıtı; Muhalefet partilerinin iktidardaki partiyi yeni bir genel seçime götürmek için harekete geçirebileceği demokratik bir yöntemdir. Buradaki amaç parlamentonun yenilenerek var olan çıkmazdan, bir çıkış yolu bulmaktır.

Bu karar için CHP ve diğer muhalefet partilerinin istifa etmesi, meclisinde bu istifaları kabul etmesi gerekir.

Mevcut anayasaya göre meclis çoğunluğunun %5’i yani 28 Milletvekiliği boşalırsa ara seçim kararı alınır. Ara seçim şu şartlarda gerçekleşiyor: 1- İstifaların TBMM tarafından kabul edilmesi, 2- Ara seçimin yapılabilmesi için genel seçimlerden itibaren 30 aylık zamanın geçmesi ve genel seçime 1 yıldan fazla zaman olması gerekiyor. Kısacası 4 yıllık bir süre içinde sadece 6 aylık bir dönemde ara seçim yapılabiliyor. Yani en erken tarih 1 Mayıs 2018.

Çok masumane dillendirilen “Sine-i Millet” aygıtının ülkemizde vücut bulmayacağı 7 Haziran seçimleri ve 1 Kasım seçimleri arasındaki zaman dilimi incelendiğinde ve referans alındığında ne kadar “Hayalci” bir öngörü olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

Hukuki olarak alınan tüm önlemlere rağmen YSK eliyle yapılan hukuksuzluk ortada dururken “Sine-i Millet” çağrısına yada eylemine karşılık Anayasa ve iç tüzükte genel seçim için açık bir hüküm bulunmadığı göz önüne alındığında hükümetin atacağı ilk adım ara seçim olacak ve evvelden beri istediği 400 milletvekili sayısına ulaşmak için ne lazımsa yapacaktır…

Siyaset artık stratejilerle yapılıyor ve Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel başkanı olduğundan beri CHP bu stratejileri çok ustaca yapıyor ve karşı Stratejileri mahirce boşa düşürüyor buna en iyi örnek “Milletvekili Dokunulmazlıklarının kaldırılmasındaki stratejik hamlesiydi”. Bu günün referandum sonuçlarına birde bu pencereden bakmak, o gün ki hamlenin bu gün sonuca ne kadar etki ettiğini görmemizde rehber olacaktır.

Kanaatimce bütün iç ve uluslar arası hukuk yollarının denenmesi, tamamen barışçıl ve demokratik tavırlarla birlikte bu kritik dönemde mecliste olmak meclis çatısı altında mücadele ederek hayırlarda birleşen kitleyi genişletmek “Sine-i Millet”e dönmekten çok daha önemli.

Referandum süreci boyunca bir siyasi parti yarışına ve kişiselleştirilme çabalarına karşılık verilen “Biz” tavrı güçlendirilerek devam ettirilmeli, Parlamenter Demokrasinin daha da güçlendirilmesi için toplumun tamamı ile demokrasi mücadelesine kaldığımız yerden devam etmeliyiz.

Madem referandum sonucuna futbol ile örnekler verildi bende geleneği bozmayayım; Antrenman maçları “Antrenör” tarafından takımın performansının ölçüldüğü, buna göre taktik ve gerektiğinde oyuncu değişikliklerinin yapılmasına karar verdiği “Maç öncesi” önemli karşılaşmalardır.

Haklı olduğun halde dayak yediğinde sadece canın acır ve unutursun, ama dayağı atan bir ömür boyu bu utançla yaşamak zorunda kalır." dedi.ŞEHİRDE BU HAFTA

adıyaman,şehirde bu hafta gazetesi,abdurrahman yargucı,chp,chp adıyaman