İHD: Barışa ihtiyaç var! barış istiyoruz!


1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle İnsan hakları derneği (İHD) Adıyaman şubesi tarafından demokrasi parkında bir basın bildirisi okundu.Bildiriyi okuyan İHD Adıyaman şube başkanı Av.Bülent Temel şunları söyledi.

post
 Güncel    01.09.2019 23:13:49    Bu İçerik 274 kez görüntülendi.


“BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin başlangıç maddesi ile 28. maddesinde barış ve barışın temellendirileceği uluslararası ve ulusal sosyal düzenlerin, bu bildiride yer alan haklara ve özgürlüklere dayanması gerekliliği vurgulanır. BM Genel Kurulu, Halkların Barış Hakkına Dair Bildiri’yi Genel Kurul’un 12 Kasım 1984 tarihli oturumunda kabul ve ilan etmiştir. Bildiride barış hakkının kutsallığı, bu hakkı korumanın ve uygulanmasını sağlamanın da devletler için bir yükümlülük olduğu vurgulanır.

Dünyada BM’lerce resmen tanınan 193 devlet vardır. Egemenliklerini tamamlamış ancak tanınmayan ülkelerinde hesaba katılması durumunda bu sayının çok daha fazla olduğu aşikârdır.  Dünya bir ve tek iken insanlar temelde eşit iken bu kadar fazla sayıda devletin varlığı ile yaratılan çelişkiler sonucu Filistin, Suriye, Irak, Doğu Türkistan ve dünyanın birçok yerinde çatışma ve savaşlar yaşanmaktadır.

TÜRKİYE’NİN DE ACİL BARIŞA İHTİYACI VAR

Türkiye etnik, dilsel, dinsel ve kültürel özellikleri bakımından çoğulcu bir dokuya sahiptir. Çoğulculuk, İnsan Hakları Savunucularının pek çok kez vurguladığı ve yansıttığı, “herkes farklı, herkes eşit” sloganında ifadesini bulur. Çoğulculuk aynı zamanda demokrasinin de temelidir. İnsan Hakları savunucuları demokrasi ile insan hakları arasında koparılamaz bir bağ bulunduğu düşüncesindedir. O nedenledir ki, Türkiye’nin temel sorununun insan hakları ve demokrasi sorunu olduğunun altını çiziyor ve bu temel sorununun en önemli halkasının da Kürt sorunu olduğu tespitinde bulunuyoruz.

Türkiye, Kürt sorunu gibi temel sorununu çatışma yöntemlerini kullanarak çözememiş bir ülkedir. Bu nedenle silahlı çatışmalar ülke içi ve ülke dışında devam etmektedir.

İHD verilerine göre 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında silahlı çatışmalarda  3.272 kişi (asker, polis, korucu, silahlı militan ve sivil) yaşamını yitirmiş, 2.646 kişi yaralanmıştır. Silahlı çatışma ortamının etkisiyle tüm Türkiye’de 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında 946 kişi yargısız infaz sonucu yaşamını yitirmiş, 1.127 kişi yaralanmıştır. Aynı dönemde, yasa dışı örgütlerin saldırıları başta olmak saldırıya uğrayıp yaşamını yitiren insan sayısı 627, yaralı sayısı ise 3.529’dur. Bu rakamları topladığımızda 4.845 kişinin öldüğünü, 7.302 kişinin yaralandığını görmekteyiz. Bu tablo ağır insan hakları ve insancıl hukuk ihlalleri gerçekleştiğini göstermektedir. TİHV verilerine göre ise 16 Ağustos 2015’ten 1 Temmuz 2019 tarihine kadar geçen süre içerisinde toplam 11 il ve en az 51 ilçede tespit edilebilen en az 369 resmi sokağa çıkma yasağı ilanı gerçekleşmiştir. Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı il ve ilçeler ile kırsal bölgelerdeki silahlı çatışma halinin sonuçları oldukça ağırdır. Yüzlerce sivil can kaybının yanı sıra tahrip edilen yerleşim yerleri sonucunda yerlerinden zorla edilen yaklaşık 500 bin kişi bulunmaktadır. 2013-2015 tarihleri arasında, çatışmasızlığın Türkiye toplumuna yaşattığı huzur dönemidir.

Kalıcı barış için çatışma nedenleri ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için ilk yapılması gereken çatışmaların durması, diyalog yollarının açık tutulması, insan hakları ve demokrasi eksenli çözüm arayışlarına imkân sağlanmasıdır.

31 Mart 2019 yerel seçimlerde yüksek oy oranıyla seçilen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş-Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Eş-Başkanı Ahmet Türk, Van Büyükşehir Belediye Eş-Başkanı Bedia Özgöçke Ertan’ın görevden alınmaları da yeni bir barış sürecinin inşasını zora koyacak kararlardır. Türkiye’nin demokrasi ve insan haklarına dayalı yeni bir toplum sözleşmesi yapması, barıştan ve barışı savunmaktan başka çaresi yoktur. Bunun için de ülkemizdeki demokrasi güçlerinin kararlı birlikteliği sürdürülebilir yeni bir barış sürecinin başlaması için en önemli güvence olacaktır. Türkiye’de barış ve demokrasiden yana kesimlerin birlikte mücadelesinin sonuç alacağı inancındayız. Barış için her türlü milliyetçiliğin ayaklar altına almanın, barış için gerekirse baldıran zehiri içmenin tam zamanı. 

 Edi Bese Bı Lez Aşti (Artık Yeter Barış Hemen Şimdi)” dedi.Bildiriye HDP Adıyaman il teşkilatı,Eğitim sen ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da destek verdi.Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı parkta,bildirinin okunmasından sonra kalabalık olaysız dağıldı.ŞEHİRDE BU HAFTA

                                       

 

adıyaman,ihd,basın açıklaması,bülent temel