El Alem Ne Der?


 Özlem Kama GÖKSU     23.02.2020 10:19:06  


 “El alem ne der?” Annelerimizin en meşhur sözlerinden biridir, bu sözle büyüdük ve hala bu sözün etkisinden kurtulamadık. Maalesef ki kültürümüz baskıcı bir kültür.Bunu da dedikodu sayesinde yapmakta, işte bu dedikodular da  insanları korkutmakta el alem ne der telaşına düşürmektedir.

El alemin de en çok kullandığı yaptırım gücü  ayıp, edep, adap… Mesela bizler sosyal medya kullanırken bile hala etkisindeyiz el alemin. Üzgün mü zannederler?  Aşık mı zannederler? Birine mi kızmış? Vs. paylaşımlarımızda dahi el alem ne der sözü beynimizde. Seversin  hata derler, Tek takılırsın içine kapanık derler, Oturur düşünürsün her şeyi kafasına takıyor derler, keyfince yaşarsın çok umursamaz derler, inandığını yaşarsın çok bilmiş derler, herkes gibi yaparsın sıradan derler, değişsen değişti derler, aynı devam etsen yanlış yapıyorsun derler, her zaman herkes bir şeyler der ve bazıları da hep sadece birilerinin bir şeyler dediğini öne sürerler. Aslında herkesin yaptığı tek şey var: Ellerinin yetmediği yerleri  dilleriyle altüst ederler.  Sabahattin Ali’nin dediği gibi herkesten ne gördüm ki? Bu herkes dedikleri  şey beni üzmekten,  hayatımı manasız hale sokmaktan başka ne yaptı?                                                          

    Ne derler acaba? Diye kahrolası bir put vardır. Bu putu kırmayı başaranlar, onun dediğini yapmayı bırakanlar ancak özgürleşeceklerdir. Başkalarının düşüncesiyle hareket etmemek, başkalarının güdümünde olmamak işte özgür olmak budur. İnsan yaşlandığında en çok yaptıklarına değil yapamadıklarına pişman olacaktır. O yüzden el alem ne der anlayışını bırakıp ne için varsan onun için yaşayacaksın. Hayatının öznesi sensin. Meyve veren taşlanır umursama. İnsanların senin hakkında ne düşündükleri seni değiştirmez, sadece senin onlar hakkındaki düşüncelerini değiştirir. Ne olursa olsun birilerinin hayatında kötü olacaksın. O yüzden umursamayın el alemi.

    Hayatta kendimiz olarak var olabilmenin koşulu kendimiz için doğru tercihleri yapabilmekten geçer. Kendimiz için doğru tercihleri yapamazsak kendimizi tanımanın ötesinde toplumun kalıplamaya çalıştığı kişi olmaya başlarız. Zamanla, farkında olmadan hayatımızın başrolü biz iken bir bakmışız ki başkalarının baskıları  ve öğrettikleri yaşam modeli sonucu hayatımızın filminde başrol olmaktan ziyade figüran oluvermişiz. 

     Şimdi herkes her şeyi biliyor. Herkesin kendini bulması ve kendine gelmesi  dileğiyle…

   Sevgiyle kalın…