ETİKETLENME ..


 Nimet MUTLU    08-01-2017    Bu İçerik 2062 kez görüntülendi.


Etiket nedir dendiğinde ilk aklımıza gelen genelde mağazalarda kıyafetin değerini veya markasını belli eden küçük kağıt parçası ya da kitaplarımızın üzerinde ismimizin yazılı olduğu kağıt deriz.Evet etiket tam da bu tanımı karşılar.

Etiket kavramı,cansız nesneler üzerinde ismini gayet yakışır şekilde alırken öte yandan değersizleştirilen,kendi egomuzu tatmin etmek ya da sinirlendiğimizde kendimizce rahatlamak adına  insanları özellikle de çocukları etiketleme olayını hala anlamış değilim.

Bebek doğar ve birkaç gün içerisinde ismi konulur. Ali, Mehmet, Zeynep, Fatma vb..Bebek doğduğu anda hayata sevgiyle tutunur annesinin sıcaklığıyla yaşar ve ilk adımını, ilk sözcüğünü ailenin yardımıyla öğrenir.Bebek büyüdükçe yaşadıkları ve gördükleriyle ilişkiler arasında anlamlandırma yapar ve doğruyu yanlısı da gene aile içinde öğrenir. Bu süreçte çocuk meraklıdır çok soru sorar çünkü akıl denen şey bizi düşünmeye iter meraklandırır. Hayatı öğrenmemiz için meraklarımızı yenmemiz lazım öğle değil mi?

Bu dönemde çocuğun sorularına cevap vermekten bıkan anne çocuğa '' çok meraklısın babana mı çektin sen '' der ve ilk etiketini yapıştırır. ''Çok meraklısın''

Çocuk doğası gereği koşmak, oynamak ister... Çocuk koşarken düşer bi tokatta anneden yer. ''Yaramazsın'' etiketini de alır bu şekilde. Peki yaramazsın dediğinizde çocuk ne hisseder?

Çocuk kendini yaramaz olarak algılar evet ben yaramazım der ve sız ona yaramazlık kavramını öğretmiş olursunuz ne yazık ki...  Çocuk büyüdükçe yaramazlıkları da büyür.

İlkokulda okuma-yazma öğrenmeye başlar tabi bu süreç çocuk için kolay değildir. Çocuk hızlı öğrenmediği için bu sefer de ''sen işe yaramazsın, aptalsın, bi anlayamadın '' etiketini alır. Okulda içe kapanıktır çocuk ''pısırık'' olur.

Hazineler dolusu bir servetten daha değerli bir şey varsa eğer, o da iyi bir çocuk yetiştirmektir.

Çocuk anneden bir şey isteyecektir, anne yoğun işlerinden dolayı çocuğu sürekli erteler ve çocuk ister istemez dinlenmediği için huysuzlanır, kendince trip atar adı bu defa da ''mızmız'' olur.  O kadar çok etiket var ki eminim bunları farkında olmadan yapıyoruzdur. Ancak bu etiketlemeler çocuğun ruhsal dünyasında çok büyük sıkıntılara yol açmakta. Çocuk özsaygısını kaybetmekte. Özellikle kişiliğin oluştuğu 0-6 yaş döneminde çocuklarımızı etiketlememiz çocuğun kişilik oluşumunu ciddi şekilde zarara uğratmakta ve okul döneminde ders çalışmayan , umursamaz, içekapanık, söz dinlemeyen, şımaran kısacası davranış problemleri olan bir çocuk haline geliyor ve bu durum çocukları olduğu kadar aileleri de psikolojik olarak zor bir süreç içerisine sokuyor.

Şurası bir gerçek ki. “Çocuklar bugünün yarını, yarının umududur.”Çocuklar,üzerlerinde etiketle dünyaya gelmiyorlar onlara bu etiketleri yapıştıran bizleriz.Çocuklara isimleri ile hitap edelim ve güzel sözlerimizi,sevgimizi üzerinden eksik etmeyelim..

Unutmayalım ki,Çocuğa nasıl davranırsak, çocukta dünyaya o şekil davranır...

Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerlerine ne düşse iz bırakır. Haim Jinott