YENİ EĞİTİM- ÖĞRETİM DÖNEMİ


 Nimet MUTLU    09-09-2018    Bu İçerik 2293 kez görüntülendi.


Öğretmenler, öğrenciler, veliler için koşturmacının, heyecanın yaşanacağı yeni bir eğitim öğretim dönemine girmiş bulunmaktayız. Okula yeni başlayacak çocukların velilerinde kaygıları artmış durumda. Çocuk daha doğar doğmaz annelik içgüdüsüne bağlı olarak korunma altına alınır. Toplumumuzda çocuğunu aşırı koruyucu tarzda yetiştiren anne sayısı ne yazık ki çok fazla. Bu durum çocuğun bağımsızlığını kazanması yolundaki en büyük engel aslında. Kaygılı anneler çocuğu okula başlarken de aynı duygularla çocuğa yaklaştığı için bu durumda olan ailelerin çocuklarında okul fobisi de daha fazla karşımıza çıkmakta. Okul fobisi aslında çocuğun anneden ayrılma korkusu.

Bu hafta anaokulları ve birinci sınıfa başlayacak çocuklarımızın oryantasyon (uyum) haftası. Okula başlayacak öğrencilerin daha kolay uyum sağlaması için neler yapılabilir?

Çocuğa; “ Sen sınıfta olduğun süre içerisinde ben dışarıda seni bekleyeceğim.

Okulda öğreneceğin ve eğleneceğin zamanlar geçireceksin. Çok güzel arkadaşlar edineceksin.” tarzda konuşulursa çocuğun kaygısı azalacaktır.

Çocuk kaygılandığı zaman çocuğa sarılıp kaygısını hafifletmek, duygularını anlayabilmek çok önemli. Seni anlıyorum, bu şekilde hissetmen çok normal şeklindeki konuşmalar çocuğun kaygısını hafifletmekte çok etkilidir. Eğer anne baba olarak biz kaygılıysak önce kendi kaygımızı yenmemiz gerekiyor. Her ne kadar çocuğa belli etmemeye çalışsak da çocuklar hisleri anlamada bizden daha iyiler unutmayalım. Bugün veya yarın çocuğumuzun bağımsız kişiliği için hayata atılması gerekiyor. Bunu kabul edip çocuğumuza güvenerek, cesaretlendirerek okul hayatına yönlendirmemiz gerekiyor.

Çocuk ilk hafta “okula gitmek istemiyorum “ diyebilir. Bu durumda veli olarak sakin kalıp çocuğun duygularını anlamamız gerekmektedir. Bazı velilerin çocuğu okula alıştırmak için “okula gidersen sana en sevdiğin oyuncağı alacağım” şeklinde ilişkisel rüşvet teklif etmesi yanlış bir tutumdur. Bu çocuğun isteklerini bu şekilde yaptırmasını alışkanlık haline getireceği gibi kendisini anlamadığınızı da düşünmesine sebep olacaktır.

Toplumumuzda çocuğunu öğretmeni ile korkutan veli sayısı da ne yazık ki çok fazla. Yemeğini yemezsen öğretmenini arayacağım, ödevlerini yapmazsan öğretmenini arayacağım tarzı konuşmalar öğrencinin öğretmeni korkulacak kişi olarak görüyor. Öğretmenin tehdit edici unsur olarak gösterilmesi birçok problemi de beraberinde getiriyor. Öğretmen çocuğa her zaman iyi yönleri ile anlatılmalıdır. Çocuğun anne babasından sonra en çok vakit geçireceği kişi öğretmenidir unutmayalım. Öğretmeni sevmeyen çocuk okulu da sevmez unutmayalım.

Çocuğun kaygısı ve korkuları uzun sürerse mutlaka bir uzman yardımı alınmalıdır.

Yeni eğitim öğretim yılının herkes için hayırlı olmasını dilerim,

 sevgiyle kalın