Gazeteciliğin Geleceği


 Zehra Çolak Araş.Gör.    07-04-2019    Bu İçerik 1907 kez görüntülendi.


Gazeteciliğin tamamen hayatımızdan çıkacağını söylemek mümkün değil.Fakat hızlı bir dönüşümden bahsedebiliriz. Görüyoruz ki gazetecilik hızla dönüşüyor. Gelenekselden dijitale doğru bir dönüşüm söz konusu. Bu dönüşümü ortaya çıkaran teknolojik gelişmeler ve bu gelişmelerin hızı. Bu anlamda gazetecilik mesleğini tek başına değil de çağımızın gereklilikleri doğrultusunda değerlendirmek gerekiyor. Sürekli kötü, karanlık bir tablo ortaya konuluyor, “gazetecilik tarihe karışıyor” deniliyor. Ben tarihe karışacağını düşünenlerden değilim. Ama hızla değişeceğini söylüyorum. Örneklerini görüyoruz, sürekli yeni kavramlar karşımıza çıkıyor bu alanda. Biri de yurttaş gazeteciliği. Yurttaş gazetecilik, profesyonel mesleği gazetecilik olmayan bireylerin ellerindeki dijital araçlarla haber üretmesi ve ürettikleri bu haberleri sosyal medyada paylaşması anlamlarını karşılıyor. Geleneksel gazetecilikten oldukça farklı işleyen yurttaş gazetecilik akıllı telefonlar, tablet ve bilgisayarlar yardımıyla haberin oluşturulması ve yine bu teknolojik araçlar yardımıyla oluşturan haberin yayılmasını kapsıyor. Önceleri pasif bir konumda olan okuyucular, izleyiciler yurttaş gazeteciliğinin ortaya çıkmasıyla, okuyan ve izleyenin yanında içerik “oluşturan” kimliğine de bürünmüşlerdir. Bu süreci yaratan en önemli unsurun sosyal medya olduğunu göz önüne alırsak sosyal medyanın gelişmesiyle yurttaş gazeteciliği kavramı da gelişmeye ve dönüşmeye devam edecektir.

Elbette ki elinde telefonu olan herkes gazeteci olamaz, gazetecilik belli kuralları olan, etik çerçevesi bulunan bir meslek. Bir yurttaş olarak elinizdeki son teknoloji cihazlarla tanık olduğunuz olayları resmedebilir, kelimelerle ifade edebilirsiniz, çevrenizdeki kişilerle ve sosyal medya ağlarınızla birçok kişiye ulaştırabilirsiniz ancak bir gazeteci titizliğinde, tarafsız ve belirli ilkeler doğrultusunda haber üretmek tamamen başka bir şey. Bu noktada yurttaş gazeteciliğinin neden ve hangi ihtiyaca karşılık olarak ortaya çıktığına bakmak oldukça önemli. Medyadaki tekelleşmenin son yıllarda artması ve geleneksel medyaya duyulan güvenin azalması, gazetecilik mesleğindeki etik problemlerin gün yüzüne çıkması ve bu problemlere yönelik çözüm ortamının yaratılmaması gazetecilik mesleğinde alternatif arayışları beraberinde getirdi. Tam da bu süreçte iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve bireylerin kendilerini dijital bir evrenin içinde bulması alternatif bir yöntem olarak yurttaş gazeteciliğini ortaya çıkardı. Geleneksel gazetecilikte de yurttaş gazeteciliğinde de ciddi etik sorunlar olduğunu söyleyebiliriz. Geleneksel gazetecilik kan kaybederken yurttaş gazeteciliğinin ve sosyal medya haberciliğinin oldukça güçlendiğini görüyoruz. Bu anlamda yurttaş gazetecilik geleneksel gazeteciliğe bir karşı duruş sergiliyor gibi gözükse de aslında geleneksel gazeteciliği de besliyor. Bir ayrışmadan ziyade zaman içinde bir iç içe olma durumuyla da karşı karşıya kalmış durumdayız. İçinde bulunduğumuz dijital dünya çok hızlı dönüyor. Her şey, tüm iletişim süreçleri değişime uğruyor. Bu durum gazetecilik mesleğinde bazı kırılmaların yaşanmasına, meslek dinamiklerinin sarsılmasına neden oluyor. Böyle bir ortamda ortaya çıkan yurttaş gazeteciliği temel niteliklerini günden güne sağlamlaştırmakta. Azınlığın sesi olmaya, konuşulmayanları konuşmaya, yurttaş odaklı ve yurttaşların bakış açısını temele alan bir yaklaşımla habercilik yapmanın gayretinde. Bu alternatif söylemler yurttaş gazeteciliğini güçlü kılıyor. Yeni bir gazetecilik formu olarak yurttaş gazeteciliği günümüzde yalnızca sosyal medya üzerinden fotoğraf ve bilgi paylaşımını değil, alternatif yaklaşımları daha da odağına alarak açısını genişletmeye ve yurttaşların sorunları gün yüzüne çıkarıp çözüme ilişkin yollar da göstermeye çalışıyor. Gazetecilik mesleği bu şekilde kabuk değiştirerek yoluna devam edecektir.