Hep Bana Rabbena!


 R. Ferhat Vural     10.11.2019 09:42:30    Bu İçerik 1011 kez görüntülendi.


Ülkemizde yerleşik en büyük yanlışlardan biri de, makamların hizmet yeri görme yerine sahiplenme yeri olarak görme hastalığıdır.

Tüm  iktidarlar merkezde olsun yerelde olsun aynı yanlışlığı sürdürmüştür.Liyakat ehliyet yerine "bendendir" anlayışıyla hareket edilmiştir.Bunun en çarpıcı örneklerini yerel yönetimlerde görebilirsiniz.Normal şartlarda  bir kişinin rahatlıkla göreceği bir işe 10 kişinin görevlendirildiğini görürsünüz.Her birimde sabahtan akşama kadar oturup lak lak yapanı mı dersiniz,elinde cep telefonuyla sosyal medyada şuna buna laf yetiştireni mi, ne ararsan fazlasıyla var.Böyle olduğu için hizmet üretilmiyor.Makam sahipleri bilgi,fikir ve proje üreteni değil kendisine kayıtsız şartsız biat ve itaat edeni tercih ediyor,yada "bendendir"anlayışı.Benden ise sıkıntı yok,hizmet yerine dedikodu üretmiş,egosunu tatmin etmiş kimin umurunda..

İşin diğer önemli boyutu da bunlar yapılırken asıl liyakat ve ehliyet sahiplerinin dışarıda bırakılması.Öyle ki ; bakıyorsunuz adamın işi gücü var,düzenli bir geliri var,diğer taraftan meteliğe kurşun sıkan ailesini geçindiremeyen binlerce işsiz..Birincisine 1.2 hatta üçüncü görevler verilirken diğer garibanlar görmemezlikten geliniyor..

Sosyal devlet böyle mi tesis edilecek?

İktidar muhalefet gözetmeden sayın başkanlarımızın kadrolarına bakalım.Başkanlarımız seçildikten sonra kendi kadrolarını oluşturdu/oluşturuyor yardımcılar,danışmanlar vs. Bu kadrolaşma sayın başkanların en doğal hakkı.Hakkı olmayan ve hepimizi ilgilendiren tarafı ise liyakat ve ehliyet noktası.Bu kadrolar oluşturulurken liyakat ve ehliyete göre mi yoksa "ahbap çavuş ve bendendir" anlayışına göre mi hareket ediliyor? Sayın belediye başkanlarımıza; oluşturduğunuz kadrolar kendi alanlarında uzman,Liyakat ve ehliyet sahibi iseler can kurban,değilse bu aldıklarınızın zaten düzenli bir işleri/uğraşları var,ekmekleri çıkıyor.Bunların yerine büyük  hayallerle üniversite bitirip gelecek vaat eden,işsizlikten bunamış,ceplerinde bir çay parası dahi olmayan kahvehane köşelerinde heder olan pırıl pırıl gençleri neden tercih etmezsiniz? 

Adıyaman kamuoyunu rahatsız eden diğer bir gelişmede, AK Parti kadın kolları başkanlığını ve belediye meclis üyeliğini birlikte yürüten Perihan Gümüş'ün,Adıyaman'da faaliyette geçecek olan  “Aile Destek Merkezine Koordinatör” olarak atanması..

Yahu el insaf diyorum başka da bişey demiyorum

Neden mi el insaf, şunun için.

Adıyaman İŞKUR'a kayıtlı işsiz sayısı 76 bin kişi,bunlardan 52 bin 906 kişi aktif olarak iş arıyor,geriye kalan 23 bin işsizde pasif durumda olanlar,yani ümidini yitirip İŞKUR'daki kaydını yenilemeyenler.Bu aktif olan sayının 10 bini üniversite mezunu,bu üniversite mezunlarından 5 bin 371 kişi bayan. Şimdi neden el insaf dediğimi anladınız mı?

 “Aile Destek Merkezine Koordinatör” olarak atanmayı bekleyen sayın hanımefendiye soruyorum.Bu işsiz ordusundan hiç mi bu görevi layıkıyla yapacak bir Allah'ın kulu yok? Bu insanlar bu memleketin evladı değil mi? Yoksa bunlar Sibirya'dan mı geldi? Neden "hep bana Rabbena"

Evet NEDEN???