Ahlaki Yozlaşmanın Nedenleri..


 Gaffari İzci    26.01.2020 11:32:25    Bu İçerik 406 kez görüntülendi.


  Geçen hafta ‘Ahlaki İktidarımızı Kaybediyoruz’ başlıklı durum tespiti ve değerlendirme yazısı nedeniyle hem il içinden hem de il dışından yoğun ilgi gösteren siz değerli bütün dostlarıma en kalbi duygularımla teşekkür ediyorum.

  Gücün ahlakına değil, ‘Ahlakın gücüne inanmak ve tabi olmaz zorundayız’ kanaatine hepinizin katıldığı ve ‘evet bu çok doğru bir tespit’ dediğini duyuyor ve hissediyorum. Peki o zaman neden bu durum oluştu ve bu sorunu- sorunları nasıl çözeceğiz?

  Cezayirli Albert Comus ’17. Yüzyıl matematik, 18. Yüzyıl doğa bilimleri, 19. Yüzyıl biyoloji çağıdır. Bizim çağımız, yani 20. Yüzyıl korkunun çağıdır.‘ diyor. Ben de diyorum ki 21. Yüzyıl ahlaksızlığın çağıdır. Lut Kavmi dahil hiçbir dönemde zina, rüşvet, sömürü, haram, içki, kumar vs bu kadar alenileşmemiş, tepkisiz kalmamış ve meşru kabul edilmemişti. En önemlisi de evlerimiz, çocuklarımız, ailelerimiz bu kadar yoğun ve ağır günah ve haram tahakkümüne ve ihatasına maruz kalmamıştı.

  Bana göre bugün insanlığın en temel ve en acil sorunu kaybettiğimiz ahlaki iktidarımızdır. Ahlaki değerlerini yitirmiş hiçbir iktidar, muktedir olamayacak, insanlığın hiçbir sorununu çözemeyecektir. Çünkü medeniyetimizin bize en büyük öğretisi: zulüm; asla payidar olmayacaktır.

  Yaşadığımız bu ahlaki zafiyetin, yaraladığımız kamu vicdanını, her tarafta hissedilen bu toplumsal çözülmenin nedenlerini doğru ve objektif tespit etmeden, sunulacak çözümlerin sonuç vermeyeceği çok açıktır. Yani hastalığı doğru teşhis etmeden doğru ve iyileştirici bir tedavi uygulamamız asla mümkün değildir.

  Doğru teşhis için özellik coğrafyamızın yaşadığı ağır ahlaki buhranın nedenlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. İtiraz eden, eksik bulan eleştiren veya ret eden dostların da fikirlerine sonuna kadar saygı duyduğumu şimdiden belirtmem gerekiyor. Ayrıca ahlaki yozlaşmanın nedenlerini maddeler halinde dikkatlerinize sunarken her madde ile ilgili konuşmamız, tartışmamız, fikir jimnastiği yapmaya acil ihtiyacımız var. Başta ilahiyat çevreleri olmak üzere bu ülke insanına ve gençlerine somut çözümler sunma zorunluluğumuz çok aşikardır.

  Ahlaki Yozlaşmanın Nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

1-Kavram kargaşası: Düşünce ve fikir gücümüzü oluşturan kelime ve kavramlar bugün ciddi bir tahrifat ve hatta tahribata uğramış durumda. Tıpkı bilgisayar programlarına yapılan siber saldırılar gibi…

2-Değerler ve Deliller Hiyerarşisi: Gerek öncelik- sonralık sıralamasında, gerekirse önem ve değer merkezli bir değerlendirme ve hassasiyete sahip olmamız gerekiyor. Kuran neden önce iman sonra Salih ameli emrederken tersini tek bir defa bir ifade etmiyor? Ya da ibadet sayılan, yolda eziyet veren bir taşı kaldırmak ile kasten adam öldürmek aynı şey midir?

3- Dünyevileşme ve İktidar Hırsı; Ahlaki yozlaşmanın tartışmasız en önemli nedenlerinden biridir.

4-Empati Sorunu: bireysel anlamda yaşadığımız en önemli vakalardandır. İyiyi, doğruyu hakkı- hakikati, adaleti, dürüstlüğü, ahlaklı olmayı hep başkasına anlatıyor, tavsiye ediyoruz. Kendimizi neredeyse muaf tutuyoruz. Kendimize değil hep başkasına Müslüman’ız.

5-Metodolojiden Yoksun Bilgi Kirliliği: Bugün herkes, her şeyi çok iyi biliyor. Ama bu bilgiyi tasnif ederek neyi, nerede, ne zaman, nasıl kullanacağımızı bilemiyoruz.

6-İlke ve Kurum Değil, Birey Merkezli Yaklaşımlar: Özeleştiriyi ihanet saydığımız ve liderim, şeyhim, hocam vs dediyse doğrudur dediğimiz günden beri kaybetmeye, yozlaşmaya devam ediyor ve bir türlü kendimize gelemiyoruz.

7-Duygusal Aşınma: Dün gördüğümüz bir trajik olay veya ölüm bizi aylarca etkisine alırken bugün ya gülerek geçiyor veya hiçbir şekilde etkilenmiyoruz. Acıma, şefkat, fedakarlık ,güven yardımlaşma gibi insani, ahlaki ve vicdani duygularımız ancak tıbbi destekle yaşayabiliyor. His yok, hareket yok…

8-Ahlaki yozlaşmanın önemli nedenlerinden biri de alt kimlik aidiyetleridir. Hepimiz önce Kur'an, sünnet diyoruz ama hizip, parti, cemaat ve etnik tercihlerimizden de ne pahasına olursa olsun asla vazgeçmiyoruz.Önce Kürdüm ,önce Şiiyim, önce Ehli Sünnetim, önce Doğuluyum, Batılıyım sonra Kuran ,sonra Sünnet ne diyor?...

9-Bireyselleşme Tutkusu ve Enaniyetimiz; önemli bir zafiyet oluşturuyor. Kibir, ben merkezli yaklaşım, ben bilirim cakası bir süre sonra herkesi ötekileştiriyor.

10-Çağı ve değişimi okuyamamak; hep biz anne- babalar haklıyız, çocuklar haksız, biz biliriz, onlar bilemez biz tecrübe ile sabitiz, onlar acemi çocuklar.

11-Eylem ve söylem çatışması; çifte standarda sahip bir karakter, tezat dolu bir kişilik ve çok yüzlü bir şahsiyet sürecini beraberinde getiriyor. Kahraman bir mücahit olmayı, olağanüstü fedakarlık yapmayı, cennet için çok çok çalışmamız gerektiğini hep başkalarına anlatıyoruz, kendimize değil.

12- Medyanın ahlak algısı; ahlaki erozyonun başat nedenlerindendir. TV dizilerinin evlerimizi ne kadar esir aldığı, evlilik programlarının gençlerimizi ve kadınlarımızı ne kadar zehirlediği, sosyal medyanın insanımızı ne kadar bağımlı hale getirdiği, başka bir yazının konusu.

13-Din­- Ahlak İlişkisi: bugün küresel güçler tarafından ya kesilmek isteniyor ya bağlamından koparılıyor ya da emperyalist dünyalarına hizmet edecek şekilde yorumlanıyor. Öyle ki ‘bu ben değilim bu din de benim dinim değil’ demek zorunda kalıyorsunuz adeta...

  Çok kısaca maddeler hainde bir başlık olarak arz ettiğim bu nedenlerin her birini bir yazının konusu olarak siz değerli dostların takdirine sunmak isterim.

  Elbette ki ahlaki yozlaşmayı sadece bu maddelere münhasır kılamayız. Bizim göremediğimiz başka çok önemli nedenler de mutlaka vardır. Varlık nedenimiz olan bu kadar önemli bir konuyu konuşmak tartışmak zorundayız. Yarın çok geç kalmış olabiliriz.

Selametle, Allah’a emanet olunuz.