İHD: Ağır hasta mahpuslar için acil tahliye talep ediyoruz!


İnsan Hakları Derneği(İHD) Adıyaman şubesi, ağır hasta mapusların acilen tahliye edilmesini talep etti.

post

 Güncel    14.12.2021 18:57:03  


İHD üyesi avukatlar yaptıkları basın açıklamasında şu görüşleri dile getirdiler.

“Uluslararası mevzuat, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin yaşam hakkının korunması konusunda devletlere pozitif yükümlülükler yüklemiştir. Devletler, özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişilerin sağlığa erişim hakkı konusunda özgür bireylerle eşit şartlarda bulunmasını sağlamakla yükümlüdürler. Tüm bu anılan ve standartların belirtildiği sözleşmeler, kanunlar ile tavsiye kararlara rağmen ülkemizdeki hapishaneler, hak ihlallerinin en yoğun yaşandığı mekânlardandır. Hapishaneler, başta yaşam hakkı ihlalleri olmak üzere birçok insanlık dışı ve onur kırıcı muamelenin gerçekleştirildiği birer ‘insan hakları ihlal merkezlerine’ dönüştürülmüştür. Sürekli olarak artan hasta mahpus sayısı yapılan hak ihlallerinin önemli bir göstergesidir. Ceza ve Tevkifevlerinin 31.10.2021 tarihli istatistiklerine göre hapishanelerde 294.930 tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır.

Cezaevlerinde mahpuslar üzerinde çeşitli tecrit yöntemleri uygulanmakta; mahpuslar keyfi olarak tekli hücrelerde tutulmakta, aile ve telefon görüşleri yasaklanmaktadır. Ağustos ayında İHD İskenderun şubesine başvuru yaparak midesinin ve bağırsaklarının yüzde doksanın alındığını, fark etmeden oturduğu yerde idrarını yaptığını öleceğini bildiğini ancak hapishanede ölmek istemediğini  Bangin Muhammed İskenderun Hapishanesinde 12 Kasım’da yaşamını yitirmiştir. En son Kandıra 1 Nolu F Tipi Hapishanesinde,  işkence ve cinsel saldırıya uğrayan Garibe Gezer tutulduğu tek kişilik hücrede yaşamını yitirmiştir. Garibe Gezer’in yaşamını yitirmesine neden olan maruz kaldığı saldırılar ve cenaze işlemleri sırasında basına yansıyan görüntüler kamu gücünü elinde bulunduranların mahpuslara ve yakınlarına insanlık dışı bir yaklaşım içinde olduklarının en somut örneğidir.

Türkiye’nin hapishane rejiminin en önemli sorunlarının biri de hasta mahpusların yaşamış olduğu hak ihlalleri gelmektedir. Ülkemizdeki hapishanelerde İHD Merkez Hapishaneler Komisyonun tespit edebildiği kadarıyla 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta mahpus bulunmaktadır.

Ayrıca Mart 2020’de Türkiye’de de pandemi olarak ilan edilen Covid-19 salgını nedeniyle hapishanelerde yeterli tedbirler alınamamış ve mahpuslar yaşamlarını yitirmişlerdir. Hala oda aramalarında, mahkeme ve hastane sevklerinde tedbirler alınmadığı için mahpuslar virüs kapmaktadırlar. Özellikle yaşı ilerlemiş ve kronik hastalıkları olanlar hala risk altındadır.

İnsan Hakları Derneği olarak mapusların haklarının makul olduğunu ve yaşam hakkı için en sıradan taleplerden ibaret olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle :

• Mahpusların tedavilerinin düzenli bir şekilde uygun koşullarda yapılması sağlanmalı; tedavisi cezaevinde yapılamayacak mahpusların tahliyeleri sağlanmalı, Adli Tıp Kurumu infazın ertelenmesi raporlarında son ve tek merci olmaktan çıkarılmalıdır. İnfazı ertelenen mahpusların tedavileri için sağlık giderleri devlet tarafından karşılanmalıdır.

• Sağlık sebebiyle infazın ertelenmesi kararlarında cumhuriyet savcılarının takdir yetkisi kaldırılmalı, hastanelerin verdiği raporlar esas alınarak cezaların infazları ertelenmelidir.

• Cezaevlerinde kapasite sorununa rağmen infaz yasasına aykırı bir şekilde tek kişilik hücrelerde tutulan çok sayıda tutuklu ve hükümlü üzerindeki tecride dayalı infaz uygulaması derhal kaldırılmalı ve uygulanan özel hukuk ve ağırlaştırılmış tecrit kaldırılmalı, aile ve avukat görüş hakları tanınmalı ve yasal haklarından yararlandırılmalıdırlar.

• Mahpuslar aşırı kalabalık koğuşlarda tutulmamalı, havalandırma haklarından kesintisiz bir şekilde yararlandırılmalı, temiz su ve sıcak suya erişimleri sağlanmalıdır.

• Hapishanelerde sürekli olarak doktor ve mahpus sayısına uygun şekilde sağlık personeli bulundurulmalı, hastanelere sevkler esnasında tek kişilik ring araçlarıyla değil ambulans tipi araçlarla sevkler sağlanmalıdır.

• Mahpusların sağlıklı beslenmeleri için yeterli ve besleyici iaşe bedelleri karşılanmalı, diyet yemeği ile beslenenlerin diyet yemeği uygun şekilde verilmelidir.

• Ceza infaz memurları ve hapishane idarelerinin olumsuz ve hatta suç teşkil eden tutumlarının önüne geçmek için etkili bir denetim mekanizması oluşturulmalı; baroların ve insan hakları örgütlerinin bu denetim süreçlerine aktif bir şekilde katılmaları sağlanmalıdır ” ifadelerine yer verildi.                                                     

#ihd,basın açıklaması,adıyaman