Dolar Düşerken Fiyatlar Neden Düşmüyor?


Döviz kurlarındaki yükseliş başta akaryakıt olmak üzere her şeye zam olarak yansırken, dövizin düşmesi aynı şekilde fiyatlara yansımıyor.

post

 Ekonomi    27.12.2021 13:18:39  


Geçtiğimiz aylarda dolar 8 liradan 18 liraya kadar çıktı. Dolardaki bu yükseliş başta akaryakıt olmak üzere tüm ürünlere yansıdı. Öyle ki bazı ürünler 2.3 katına çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan’ın ‘Yeni Ekonomik Modeli’ açıklamasının ardından döviz kurları aşağı yönlü bir seyir izledi ve dolar 18 liradan 11 liraya düştü. Doların yükselişi her şeye zam olarak yansırken düşüşü neden indirim olarak yansımıyor?

Bu soruları Adıyaman’ın en büyük yerel marketler işletmecisi Eğitimci-İş insanı Halil Akgün’e sorduk.

Dolar düşerken fiyatlar neden düşmüyor?

Bugünkü fiyatların bir günde oluşmadığını söyleyen iş insanı Halil Akgün,“Aslında şöyle, fiyatlarda değişiklik var, dolar 8 liradan 18 liraya çıkana kadar bir süreç var. En son dolar 13.13,5 bandında iken firmalar zam açıkladılar,17.18   bandına gelmeden önce de yüzde 30’luk yüzde 40’lık bir zam planlıyorlardı. Eğer dolar geri gelmemiş olsaydı 1 Ocak itibariyle tüm ülke yüzde 40’lık yüzde 50’lik bir zamla karşı karşıya kalacaktı. Biz yerel marketler olarak dolar 17.18 lira iken kesinlikle bir fiyatlandırma yapmadık. Bizim tüm fiyatlarımız dolar kuru 13 lira iken yaptığımız fiyatlandırmalardır. Ancak ulusal marketler bu konuda duyarlı kalmadı, bizim 75 liraya sattığımız ürünü hala internet sitelerinde hala 130 TL’ye satmaktadırlar. Bizim 20 ‘TL’ye sattığımız ürünü bunlar hala 31.32 TL’ye satmaktadırlar.”

Fiyatlar düşer mi?

Doların düşmesiyle hemen herşeyin aniden ucuzlamayacağını dile getiren Akgün, “Dolar kurunun düşmesiyle fiyatlar çok mu düşer diye merak edenlere, belli gruplarda düşer ama bunun dışında çok düşeceğini zannetmiyorum çünkü; bu fiyatlandırmalar dolar 13.13,5 bandında iken raf fiyatları oluşturuldu, üzerine yüzde 50’lik asgari ücret bindi ve diğer girdiler zaten büyük firmaların tamamı 1 ocakta fiyat geçişi planlıyordu. Doların düşmesiyle bu fiyat geçişleri en azından durdurulmuş oldu. Bu vesileyle yeni yıla zamlı değil de stabile bir şekilde girmiş olacağız. Birde bazı stratejik ürünler var, bunların dolarla da pek alakası yok. Örneğin sıvı yağ. Petrol ürünlerine her gün zam yapılıyor, bu da kimyasal ürünlere zam anlamına gelir. Şunu tekrar belirteyim, yerel marketlerin hepsi dolar kuru 12.13 bandına göre raf fiyatları oluşturuldu, kesinlikle dolar 17.18 lira iken bu fiyatlar oluşturulmadı. Ama ulusal marketler için aynısını söyleyemeyiz, bunu onların internet sitelerine girin görürsünüz. Örneğin ulusal marketin internet sitesinde 135 liraya sattığı bir ürünü biz 75 liraya satıyoruz. Tabi doların düşmesi hemen ürünlere yansımıyor. Örneğin dolar 18 liradan 12 liraya düştü ama buğday borsada 5.40 tan 5.10’a düşmüş. Şeker yine öyle, hala şeker bulamıyoruz. Devletimiz sanırım piyasaya yeterince şeker vermiyor. Fabrika satış fiyatı 265 TL olan 50 kg’lık bir çuval tuz şeker karaborsada 400 450 liraya satılmaktadır. Tabi burada ihracatın da etkisi vardır. Eğer devletimiz stratejik ürünlerde bir bariyer oluşturmazsa ihracata giden ürünlerin iç piyasada fiyatının düşeceğini sanmıyorum.”

Piyasalar ne zaman ve nasıl normale döner?  

Piyasaların normale dönmesi için biraz zamana ihtiyaç var diyen Akgün,” Piyasaların normale dönmesi için temel gıdalarda ihracatta bir kota getirilmesi lazım. Eğer devletimiz bir kota getirmese ihraç edilen bir ürünün fiyatı düşmez. Bir diğer önemli girdi de nakliyedir. Bir örnek vereyim. Geçen sene Ankara Beypazarı’nda bir kamyon ürüne verdiğimiz nakliye bedeli, 3 bin 500 lira iken bugün 7 bin 500 liraya getiriyoruz. Bir kere yüzde yüz lojistik maliyemiz arttı. Kesinlikle akaryakıt fiyatlarının da düşmesi lazım ki ürünlerin fiyatı da aşağı gelsin. Üretici firmaların enerji maliyeti, düşmediği müddetçe fazla da iyimser olmamak lazım.”

Fiyatlarda istikrar ne aman oluşacak?

İstikrar ve döviz kuruna vurgu yapan İş İnsanı Akgün,” Fiyat istikrarı için döviz kurunun bir yerde durması lazım. Firmalar şu an bize fiyat vermiyor. Bize “fiyat bu ama parayı havale edersen” deniliyor vade de yok yani. Onlarda kendini korumaya alıyor.

Şunu da eklemem lazım. Bu süreçte manipülatif bazı hareketlerde olduğu kanısındayım. Özellikle bazı ulusal marketler piyasanın arz-talep dengesini bozdu. Üretilen ürünlerin büyük kısmına onlar talip olup kalan kısmını da koca bir ülkeye dağıtığınız zaman o ürün kıymetlenir. Bu marketler bir anlamda blok alımlar yaparak ciddi bir stokçuluk yaptılar. Piyasadaki ürünü azalttılar, raflarına baktığınız zaman fiyatlar hep aynı, hâlbuki bu malları aynı firmadan almadılar, alış maliyetleri aynı değil ama raf fiyatına baktığın zaman sanki anlaşmış gibi aynı fiyatta satıyorlar.”

“Kâr marjımız çok düşük “

“Sonuç olarak şunu söyleyeyim, bizim Adıyaman’da 5 tane marketimiz var. Yaklaşık 80 kişiyi istihdam ediyoruz. Fiyatlarımız dolar kuru 12.13 bandında iken oluşturduğumuz fiyatlardır, emin olun çok cüzi karlarla satıyoruz, bir kısmını da vatandaş bize tepki göstermesin diye maliyetine satıyoruz. Biz marketçiler, bir ürünü pahalı satmaktan zevk almayız. Süreç ne kadar yumuşak ve istikrarlı olsa biz o kadar severek iş yaparız. İnşallah devletimiz stratejik ürünlere, temel gıdalara kota getirir, döviz kuruda bir yerde stabil kalır ve bu belirsizlik ortadan kalkarsa her şey normale döner diye ümit ediyorum” İfadelerine yer verdi. ŞEHİRDE BU HAFTA

#enflasyon,gıda,market,dolar,halil akgün,adıyaman