Başkan Özdemir: Afetler Kader Değil, İdari Tercihlerin Sonucu


TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adıyaman Yönetimi, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaptığı açıklamada, afet risk azaltma yerine rant odaklı düzenlemelerin sürdüğünü belirterek, “Türkiye hâlâ afetlere hazırlıksız yakalanıyor” uyarısında bulundu.

post

 Haberde insan     04.02.2026 20:38:15  


Afetlerin Bedeli Katlanıyor

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adıyaman Yönetimi adına konuşan Osman Özdemir, Birleşmiş Milletler’in GAR 2025 raporuna dikkat çekerek afetlerin ekonomik yükünün dünya genelinde katlanarak arttığını vurguladı.

1999 Marmara depreminin maliyeti 17 milyar dolar iken, 6 Şubat depremlerinin maliyetinin resmi rakamlara göre 103,6 milyar doları, TBMM raporlarına göre ise 148,9 milyar doları bulduğunu hatırlattı.

Özdemir, “Ancak afetlerin bedeli sadece ekonomik değildir. On binlerce yurttaşımızı kaybettik, yüz binlerce insanın hayatı geri dönülmez şekilde değişti” dedi.

Üç Yılda Kalıcı Ders Çıkarılamadı

Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, yaşam alanlarını dirençli hâle getirecek sistematik adımların atılmadığını savunan Özdemir, zemin ve temel etütlerini denetimden uzaklaştıracak yasal düzenlemelerin gündemde olmasını eleştirdi.

Açılan deprem davalarının da toplumsal vicdanı rahatlatmadığını belirten Özdemir, cezasızlık algısının sürdüğünü ifade etti.

Sahadaki Gerçek: Konut Var, Altyapı Yok

Bölgede yapılan incelemelerde;

Kalıcı konutların büyük kısmında altyapı ve sosyal donatı eksiklikleri bulunduğu,

Suya erişimin dahi birçok yerde sınırlı olduğu,

Yerinde dönüşüm hibelerinin artan maliyetler nedeniyle depremzedeleri zor durumda bıraktığı,

Çok sayıda inşaatın yarım kaldığı,

Rezerv alan uygulamaları nedeniyle binlerce kişinin mağdur olduğu,

Kaçak yapılaşmanın on binleri aştığı,

Hasar tespit hataları nedeniyle binlerce davanın sürdüğü,

Kırsalda yapılan köy evlerinin, köylünün yaşamına uygun olmadığı için boş kaldığı tespit edildi.

Tarihi Kentler Çöküntü Alanına Dönüşüyor

Kent merkezleri ile kırsalın bütüncül planlanmadığını belirten Özdemir, Antakya başta olmak üzere birçok tarihi kentin kimliğinin geri dönülmez biçimde tahrip edildiğini söyledi. Planlama süreçlerinde meslek odaları ve yerel yönetimlerin dışlandığını ifade etti.

“Afet Yönetimi Değil, Afet Sonrası Harcama Sistemi Var”

Mevcut anlayışın risk azaltmaya değil, afet sonrası harcamalara odaklandığını vurgulayan Özdemir, Türkiye’de hâlâ Sendai ve “Dirençli Kentler” yaklaşımına dayalı bir afet risk yönetim sisteminin kurulmadığını dile getirdi.

Talepler Net

Açıklamada şu çağrılar yapıldı:

TBMM’nin acilen Afet Risk Azaltma Kanunu çıkarması,

Zemin ve temel etütlerini rant alanına dönüştürecek torba yasanın geri çekilmesi,

Mikrobölgeleme haritalarının tamamlanması ve planlara işlenmesi,

Afet fonlarının risk azaltma projeleri için kullanılması,

Yerel yönetimler ve meslek odalarının sürece aktif katılımının sağlanması,

“Afet suçu” kavramının Türk Ceza Kanunu’na eklenmesi,

Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulması.

İmar Barışı Mantığı Terk Edilmeli”

Açıklamada, imar barışı ve yapı kayıt belgesi gibi uygulamaların afet riskini meşrulaştırdığına dikkat çekilerek, afetlere dirençli kentler için bilimsel ve kamucu bir anlayışa geçilmesi gerektiği vurgulandı.

Son Mesaj

Özdemir, “6 Şubat’ta yaşadığımız acıları bir daha yaşamamak için afetleri kader değil, idari sorumluluk olarak görmek zorundayız” dedi. ŞEHİRDE BU HAFTA

#osman özdemir,jeoloji mühendisleri odası,adıyaman