ÜNİVERSİTEMİZİN HALİ PÜR MELALİ!


 R. Ferhat VURAL    22.09.2023 15:30:49  


Çağımız iletişim çağıdır. Bu çağda para eden tek şey bilgidir. Bilgiyi elinde bulunduran toplumlar daha ileri, diğer toplumlarda bir nevi onların hizmetçisi konumundadır. Her yıl dünyada başarılı üniversitelerin listesi yayımlanır, Türkiye’de en başarılı üniversite ancak ilk 500’e girer, varın diğer üniversitelerimizin halini siz düşünün.

Bu sabah Adıyaman Üniversitesinin yeni rektörü sn Prof. Dr. Mehmet Keleş, basın mensuplarıyla bir araya gelerek, üniversitedeki gelişmeler hakkında bilgilendirmede bulundu ve sorularımızı cevapladı.

Şuna bir kez daha şahit olduk ki, maalesef eğitime yeterince gereken ilgiyi göstermiyoruz.

 6 Şubat depremlerinde Adıyaman en çok yıkımın yaşandığı birkaç ilden biri oldu. Haliyle üniversitemiz de bu yıkımdan payını aldı.

En başta tadilat/ tamirat olması gereken üniversitemizde, depremin üzerinden neredeyse 8 ay geçmesine rağmen hiçbir şeyin yapılmaması ne kadar acıdır! Valilik, Çevre ve Şehircilik, Özel idare vb kurumlarda hemen tadilat ve tamirata başlandı ama üniversitede değil. Rektör Keleş’in eline adeta “pimi çekilmiş bomba” bırakıldı.   

Üniversitede Eğitim öğretime sayılı günler kalırken Adıyaman üniversitesi öğrencileri online eğitim alacak, neden?

Rektör Keleş, ”6 Şubat depremlerinde evi ağır hasar alan ya da yıkılan ADYÜ personeli için 500 konteyner ve 300 prefabrik evden oluşan yaşam alanı için kurulum çalışmalarının aralıksız devam ettiğini ifade ederken, Adıyaman Üniversitesi web sayfası üzerinden alınan konteyner ve prefabrik ev talep sayısının 549’u bulduğunu” söyledi.

Prefabrik evleri, konteynırleri gezdik. Bırakın bir akademisyenin o evlerde kalması sıradan 2 kişilik bir ailenin kalması bile mümkün değil. Akademisyenler orada nasıl bilimsel çalışmalar yapacak doğrusu merak ediyoruz.

Sözü fazla uzatmadan şunu söyleyelim. Rektör Keleş’in elinde sihirli değnek yok. Tek başına bu enkazın üstünden gelmesi mümkün değildir. Üniversitemizin bir an önce 5 Şubat’ta dönmesi ve öğrencilerimizin yüz yüze eğitime geçmesi için, seçilmişiyle atanmışıyla el birliğiyle/ güç birliğiyle acilen bu soruna el atmaları, gerekirse bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunulması lazım.

 Ünlü filozof Bacon’un dediği gibi “Bilgi Güçtür.” Bu güce sahip olmamızın yegâne yolu da kitaptır, okuldur, Eğitime/ Eğitimciye verilen değerdir. Verilmese ne olur? Özgürlüğü değil de başkasının köleliğini tercih etmiş oluruz.