Gazetecilikten Utanır Olduk!


 R. Ferhat VURAL    18.01.2026 09:23:30  


Bu bir serzeniş değil.

Bu bir yakınma hiç değil.

Bu, mesleğine hâlâ saygı duyan bir gazetecinin itirazıdır.

Kırk yıla yaklaşan bir ömrü medyanın içinde geçirmiş biri olarak söylüyorum: Gazetecilik, tarihinin hiçbir döneminde bugün olduğu kadar itibarsız, savruk ve sahipsiz kalmadı. Ne darbe yıllarında… Ne olağanüstü hâl dönemlerinde… Bugün yaşanan çöküş, baskıyla değil; içten içe çürümeyle açıklanabilir.

İlgili–ilgisiz, bilgili–bilgisiz, tutarlı–tutarsız kimi ararsan bu sektörde var. Ama ne hikmetse sahada yoklar, haberde yoklar, zahmette yoklar. Sadece ve sadece kahvaltılı, yemekli basın toplantılarında varlar. Bilgi yok. Kültür yok. Liyakat yok. Ehliyet zaten hiç yok.

Kimi yaşı kemale ermiş, başka sektörlerden emekli olmuş; kimi elindeki basın kartını bireysel menfaat için kullanma peşinde; kimi ise düpedüz aşağılık kompleksini tatmin etme derdinde. “Vali Bey ile bir kareye gireyim…”, “Vekillerle bir fotoğrafım olsun…”, “Bu görsellerle toplumda yer edineyim…” Gazetecilik bu mu?

Gün geçmiyor ki bu sektör adına bir dernek ya da cemiyet kurulmasın. Kuranlar gazeteci değil, üyeler haberci hiç değil. Zat-ı muhteremlerin tek bir derdi var: görünür olmak. Üretmek değil, direnmek değil, hakikatin peşine düşmek hiç değil.

Burada bir yerde ciddi bir yanlış var. Ya iletişim fakültelerinde bize gazeteciliği yanlış öğrettiler ya da bunlar gazeteciliğe bambaşka, ucube bir anlam yüklediler. İkisinden biri kesinlikle yanlış.

Benim okuduğum, öğrendiğim ve bildiğim gazetecilik haberdir. Gazeteci haber yapar. Gazeteci toplumdaki çarpıklıkları, yanlışları, haksızlıkları ve hukuksuzlukları dile getirir. Gazetecilik zahmettir. Gazetecilik, statü sahiplerinin değil; sessiz yığınların sesi olmaktır. Gazetecilik bedel ödemektir, çile çekmektir; zor zamanda konuşabilmek, yazabilmektir.

Gazeteci her şeyden önce bilgiyle donanmış bir insandır. Gazetecilik soru sorma sanatıdır; eveleyip gevelemek değildir. Gazetecilik ne matbaadan basılan bir kartla ne de bir paçavraya sahip olmakla yapılır. Gazetecilik bilgi ve cesaretle yapılır. İkisinden biri eksik oldu mu, ortaya çıkan şey gazetecilik değil, sakat bir taklittir.

Gazeteci; herkesin düşündüğü ama yazmaya cesaret edemediği şeyleri yazabilen kişidir. Aksi her şey gazetecilik değil; maskedir, vitrindir, ucuz bir gösteridir.

Ferhat Vural

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik,

Eğitim Fakültesi Sosyoloji ve AÖF Adalet/Hukuk bölümleri mezunu.

Adıyaman’da haftalık yayımlanan “Şehirde Bu Hafta” gazetesinin sahibidir.