Ben Bu Yazıyı Yazmak İstemiyordum!
R. Ferhat VURAL 01.02.2026 11:10:36

Bu hafta yazmak istemedim.
Kalem elimin ucuna geldi, geri gitti. Cümle kurmak zor geldi.
Çünkü bazı acılar anlatıldıkça hafiflemez…
Yazıldıkça yeniden yaşanır.
Ama sonra şunu fark ettim: Ben yazmak istemiyorum diye, Adıyaman’ın yaşadıkları yok olmuyor.
Ve biz susarsak, bazıları çok rahat unutacak.
Adıyaman Artık Bir Şehir Değil, Bir Hatıra Mezarlığı
Bu şehirde artık sokaklar eskisi gibi değil.
Binalar yok, ama asıl eksik olan beton değil.
Sesler yok. Komşular yok.
Kapı önünde sandalye yok. Çay buharı yok.
Akşam ezanıyla eve dönen çocuk sesleri yok.
Adıyaman artık adreslerden ibaret değil. Hatıraların enkazından ibaret.
Her köşe başında bir “burada biri vardı” cümlesi asılı duruyor.
Ve en acısı şu:
Yeni yapılan hiçbir şey, eskiden olanı geri getirmiyor.
Deprem Bizi Öldürmedi. Unutulmak Öldürüyor
Bazıları için deprem bitti. Takvim yapraklarında kaldı.
Raporlara girdi. Konuşmalara malzeme oldu.
Törenlere fon oldu. Ama burada yaşayanlar için deprem hâlâ sürüyor.
Çünkü biz sadece evlerimizi kaybetmedik. Güvenimizi kaybettik.
İnsana olan inancımızı kaybettik. Adalete olan sabrımızı kaybettik.
Ve en çok da şunu kaybettik: “Bir daha olmaz” rahatlığını.
Bazıları Enkazdan Vicdan Çıkardı, Bazıları Menfaat
Bu şehir yıkılırken, bazıları yardıma koştu, bazıları fırsata.
Bazıları omuz verdi, bazıları hesap yaptı.
Bazıları insan kaldı, bazıları çıkar.
İsim vermeye gerek yok. Adıyaman kimin ne olduğunu çok iyi biliyor.
Bu şehir hafızasını kaybetmedi. Sadece sabrını kaybetti.
Alt Yapı Yapılır, Üst Yapı Yapılır… Peki Ya İnsan?
Yollar yapılır. Binalar dikilir. Kaldırımlar yenilenir.
Peki ya yıkılan insan nasıl onarılır?
Geceleri hâlâ uykusundan sıçrayarak uyananları, kapalı alanlara giremeyenleri, en ufak sarsıntıda gözleri dolanları hangi ihale tamir edecek?
Altı Şubat Takvimde Bir Gün Değil. Altı Şubat, dışarıdan bakan için bir tarih.
Adıyaman için hâlâ bugün. Biz o günden çıkamadık.
Sadece yaşamaya devam etmek zorunda kaldık.
Ve belki de en ağır olan bu:
Hayatın devam etmesi.
Ben Bu Yazıyı Yazmak İstemiyordum
Çünkü bu yazıyı yazmak, o sabahı yeniden hatırlamak demekti.
Ama yazmam gerekiyordu.
Çünkü biz unutursak, bazıları çok rahat unutturacak.
Ve bu şehrin en büyük korkusu artık deprem değil.
Unutulmak…
Sağlıcakla kalın


.png)











