Değişimin Sırrı: Sistemi Düzelt, İnsanları Değil
Doç. Dr. M. Sadık BEKTAŞ 15.02.2026 09:38:56
Sevgili Dostlar,
Daha önce de zaman zaman yaptığım gibi, ilgi çekici bulduğum kitapları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu hafta ise 2025 yılının en çok konuşulan eserlerinden biri olan Dan Heath’in Reset: How to Change What's Not Working kitabındaki kavram ve örneklerden yola çıkarak bir değerlendirme hazırladım.
Hepimiz değişim için çabalıyoruz. Daha sağlıklı olmak istiyoruz; spor salonuna yazılıyor, bir hafta sonra bırakıyoruz. İş yerinde ekibimizin daha verimli çalışmasını istiyor; toplantı üstüne toplantı yapıyor, motivasyon konuşmalarıyla insanları ateşlemeye çalışıyoruz.
Peki sonuç? Çoğu zaman aynı yerde sayıyoruz. Neden mi? Çünkü yanlış şeyi değiştirmeye çalışıyoruz.
Heath’in temel tezi sarsıcı ama bir o kadar da yalın: Sorun insanlarda değil, sistemde.
Daha çok bastırmak, daha çok bağırmak ya da daha çok “Hadi, yapabilirsin!” demek işe yaramıyor. Asıl mesele, işleyen bir mekanizma bulup kaynakları oraya yönlendirmek.
Yazar buna “kaldıraç noktası” diyor. Yani küçük bir dokunuşla büyük sonuçlar alabileceğiniz stratejik yerler. Peki bu noktaları nasıl bulacağız? İşe Gitmek Yerine, İşi Görmek.
Bir lise müdür yardımcısını düşünün. Sorunlu öğrencilerle uğraşmaktan bitkin düşmüş. Velilerle toplantılar, disiplin cezaları, nasihatler… Hiçbiri işe yaramıyor.
Bir gün farklı bir şey deniyor: Sorunlu öğrencilerden birini seçip tüm gün onunla birlikte derslere giriyor, teneffüse çıkıyor, öğle yemeği yiyor. Ve çarpıcı gerçek ortaya çıkıyor.
Çift saatlik matematik dersinde öğrenci tamamen kopuyor. Sıkılıyor, anlamıyor ve doğal olarak dersi sabote etmeye başlıyor. Müdür yardımcısı o an şunu fark ediyor:
Sorun “yaramaz çocuk” değil. Sorun, bir çocuğun 90 dakika boyunca anlamadığı bir konuda oturmaya zorlanması. Yani sorun sistemde.
Çözüm mü? Ders programını değiştiriyorlar. Çift saat matematik yerine tek saat; boşalan yere öğrencinin ilgi duyduğu bir seçmeli ders.
Sonuç? Aynı çocuk bir anda “uslu” bir öğrenciye dönüşüyor. Yeni bir öğretmen yok. Yeni bir bütçe yok. Yeni bir disiplin yöntemi yok. Sadece sistemde küçük ama stratejik bir düzenleme var.
“Neden”in Nedenini Sormak
Bir anne düşünün. Küçük çocukları var ve düzenli spor yapamadığı için kendini suçlu hissediyor. Sağlığı için spor yapması gerektiğini biliyor ama bir türlü alışkanlık haline getiremiyor.
Heath ona şu soruyu soruyor: “Peki neden spor yapmak istiyorsun?” Anne klasik cevapları veriyor: Sağlık, kilo, enerji… Heath bir adım daha derine iniyor: “Bunlar neden önemli?” Katmanlar açıldıkça asıl hedef ortaya çıkıyor: “Akşamları çocuklarımla enerjik ve neşeli vakit geçirmek istiyorum.” Dikkat edin: Asıl hedef spor yapmak değil.
Spor sadece bir araç.
Bu farkındalık yeni bir kaldıraç noktası yaratıyor. Kadın, öğleden sonra içtiği diyet kolaların uykusunu kaçırdığını ve akşamları yorgun olmasına neden olduğunu fark ediyor.
Spor salonuna gitmek yerine kolayı bırakıyor. Sonuç? Aynı hedefe ulaşıyor: Daha enerjik akşamlar.
İşte gerçek değişim bu. Yeni bir şey eklemek değil, gereksizi çıkarmak. Hastane Koridorlarında Saklı Çözüm Brooklyn’de yoğun bir acil servis düşünün. Ambulanslar kapıda bekliyor, hastalar sedyelerde saatler geçiriyor, doktorlar tükenmiş.
Normal akıl ne der? Daha fazla yatak. Daha fazla doktor. Daha fazla hemşire. Ama bütçe yok.
Bu noktada Peter Viccellio farklı düşünüyor. Sorunun yatak sayısı değil, yatakların kullanım biçimi olduğunu fark ediyor.
Hastaneye yatışı yapılmış ama serviste yer olmadığı için acilde bekleyen hastalar var. Bu hastalar acil yataklarını işgal ediyor ve sistemi kilitliyor.
Çözüm radikal:Bu hastaları servis katlarının koridorlarına çıkarın. İtirazlar yükseliyor: “Koridorlar uygun değil!”Ama şu soru her şeyi değiştiriyor: Acil servis koridoru mu daha iyi, servis katı koridoru mu? Deniyorlar.
Sonuç?
Acil servis rahatlıyor. Ambulanslar kabul edilmeye başlanıyor. Bekleme süreleri düşüyor.
Yeni bir yatak açılmadı.Sadece mevcut alan yeniden tahsis edildi.Parlak Noktaları Bulmak
FoodCorps’ta çalışan genç bir kadın, ilkokul çocuklarına sebze yedirmeye çalışıyor. Klasik yöntemler uygulanıyor: Sebzelerin faydalarını anlatmak, sunumlar yapmak, broşürler dağıtmak…Ama çocuklar yine sebzeleri tabakta bırakıyor. Kadın bu kez farklı bir soru soruyor: “Kimler sebze yiyor? ”Başarılı örneklere odaklanıyor. Ve ortak özelliği keşfediyor: Sebze yiyen çocuklar sebzeye dokunmuş. Bahçede fide dikmiş, sebzeyi yıkamış, tabağa koymuş. Yani fiziksel bir bağ kurmuş.
Çözüm:
Sunumları bırakıp uygulamaya geçmek. “Ayın Hasadı” etkinlikleriyle çocuklar kendi topladıkları sebzeleri tadıyor. Aynı çocuklar artık sebze yiyor. Kaynak değişmedi. Sadece yönü değişti. Polisi Azaltmak Yerine Zamanı Artırmak Ekonomik kriz yaşayan bir şehirde polis bütçesi kesiliyor. İlk akla gelen çözüm: Polis sayısını azaltmak. Ama emniyet müdürü başka bir soruyla başlıyor: “Polisler zamanlarını nasıl harcıyor? ”Ve büyük bir israf keşfediliyor.
Polisler, hastanede tedavi gören şüphelilerin başında saatlerce bekliyor. Kaçma riski olmayan bir hasta için bir memur 4–6 saatini hastane odasında geçiriyor. Yeni düzenleme: Risk taşımayan vakalarda polis yerine kamera ya da özel güvenlik kullanmak.
Sonuç?
Binlerce saatlik polis zamanı açığa çıkıyor. Bu zaman, suç oranının yüksek olduğu bölgelere ve toplum destekli polisliğe aktarılıyor. Yeni personel yok. Aynı kadro. Ama daha etkili sonuç. Sonuç: Kaldıraç Noktasını Bul Reset’in bize öğrettiği temel ders şu: Değişim sandığımız kadar zor değil.
Yeter ki doğru yere bakalım. Sorun çoğu zaman insanların motivasyonsuzluğu değil; onları başarısızlığa iten sistemdir. Çözüm ise daha fazla çaba değil, daha akıllıca düzenlemedir.
Yani kaldıraç noktasını bulup kaynakları yeniden istiflemek. İş yerinde, evde, okulda, mahallede…
Nerede değişim istiyorsak önce şu soruyu sormalıyız: “Buradaki gerçek kaldıraç noktası ne?”
Belki de cevap, sandığımızdan çok daha basit ve çok daha yakındır.
Sevgiyle kalınız.


.png)











