Bilgili mi, Kültürlü mü? Hangi Medeniyet?


 Prof.Dr.Yasin ÇİÇEK     15.02.2026 09:10:43  


Kültürlü olmak tabiri çokça kullanılır. Kültürlü bir insan deriz. Bugünler de çok şey bilene de kültürlü deniyor. Bu tanıma göre arama motorları çok kültürlü olur.

Her bilgili olan kültürlü müdür ya da bilmemesi gerekenleri bilmemek kültürsüzlük müdür?

Eski tabirle medeni insan kimdir? Bence medeni kelimesi daha güzeldi. Kültür İngilizce culture den dilimize girmiştir. Medeni de Arapça dan dilimize girmiş. Peygamberimizin hicretiyle Yesrib olan şehrin adı Medineyi Münevvere olmuş. Peygamberimiz(as) Araplara ve dünyaya İslamiyet’le medeniyeti getirmiştir.

TDK'ya göre: “Kültür, milletin yüzyıllar boyunca ilgi, algı, tutum ve davranışlarla tezahür eden yaşam biçimi, maddi ve manevi değerler toplamı olup nesilden nesile bir miras olarak aktarılagelmiştir."

Çok bilgili olan insan aynı zamanda kültürlü olabilir ama her bilgili insan kültürlü değildir.

Aslında temel insani değerlere sahip olan insan medeni insandır. İnsanları seven, sayan, ön yargılı olmayan, yalan söylemeyen, başkalarının haklarını yemeyen, olaylara objektif bakan yani halkın ve hakkın hukukuna hassasiyet gösterendir.

Dünyadaki bütün şehirlerin başkentlerini bilen bir insan bu konuda bilgilidir ama kültürlü olmayabilir. Kullanmadığınız veya sizin yararınıza olmayan çok şeyi bilmekte sizi yine kültürlü yapmaz. Birçok bilgi artık internet ortamında zaten var. Bilginizi kötüye kullanırsanız bu bilgi yüzünden canavar bir insana dönüşebilirsiniz. Bilgi ve veri çok şeydir ama her şey değildir. Önemli olan bu bilgi ve veriyi nasıl kullandığınız sizi belirler. İyi ya da kötü, medeni veya kültürsüz olursunuz.

Toplumun ve bizim faidemize olan milli, geleneksel ve İslami değerler bizim kültürümüzü oluşturur. Her eskiye dayanan değerlerimiz kültür olmadığı gibi her yeni bir şekilde içimize giren bilgi ve görgüler de medeniyet olmayabilir. İnsani ve İslami olmayan gelenek ve görenekler medenilik veya kültür değildir.

Kısacası insanın ve toplumun zararına olan her şey ne insanidir ne İslamidir ve ne de medeniyettir.

Ayrıca bütün fenni gelişmelerin hepsine de medeniyet denir. Lastik, araba, uçak, telefon, makinalar vesaire hepsi birer medeniyettir. Bunların hepsi birer medeniyet harikalarıdır. İlim, fen, sanat ve teknoloji alanındaki her türlü gelişmeler medeniyettir. Kısacası insanların yararına üretilen her şey medeniyettir. Bu gibi gelişmeler sadece insanların refah seviyelerinin artmasına sebebiyet verir. Cisimlerine fayda verir fakat vicdan, ruh ve kalplerini tatmin etmez.

Bundan yüzyıl önce bir adam dört şeye muhtaç iken, medeniyet yüz şeye muhtaç etmiştir. Eskiden telefonsuz, televizyonsuz, koltuksuz idare ederken şimdi bunlarsız yapamıyoruz.

"İşte bak, şu cezire-i vâsiada vahşi ve âdetlerine mutaassıp ve inatçı muhtelif akvamı, ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-i vahşiyanelerini def'aten kal' u ref' ederek bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip bütün âleme muallim ve medeni ümeme üstad eyledi."Sözler/253

Hz. Muhammed(as) vahşi ve körü körüne adetlerine bağlı bir kavimden bu kötü huy ve adetleri kaldırdı. Kaldırmak önemlidir ama yerlerine güzel şeyler getirmek çok daha önemlidir.

"Şeriat-ı Ahmediyenin (asm) tazammun ettiği ve emrettiği medeniyet ise:

Nokta-i istinadı, kuvvete bedel haktır ki şe'ni, adalet ve tevazündür.

Hedefi de menfaat yerine fazilettir ki şe'ni, muhabbet ve tecazübdür.

Cihetü'l-vahdet de unsuriyet ve milliyet yerine, rabıta-i dinî ve vatanî ve sınıfîdir ki şe'ni, samimi uhuvvet ve müsalemet ve haricin tecavüzüne karşı, yalnız tedafüdür.

Hayatta, düsturu cidal yerine düsturu teavündür ki şe'ni, ittihat ve tesanüddür.

Heva yerine hüdadır ki şe'ni, insaniyeten terakki ve ruhen tekâmüldür.

Mevcudiyetimizin hâmisi olan İslâmiyet'ten elini gevşetme, dört el ile sarıl; yoksa mahvolursun."Mektubat/528

Yukardaki parağrafta özetlendiği gibi İslam medeniyetin de kuvvet, hak ve adalettedir. Diğer tabirle haklı olan kuvvetlidir yani kuvvet haktadır.

Hedefinde menfaat asıl değildir. Sevgi ve yardım esastır.

Birliktelikte ırk esas değil din ve vatan birliği esas alınır. Unsuriyet, birliktelikte bir vasıtadır. Takva esastır. Şimdiki tabirle insani değerler esastır.

Hedefte nefis ve hevayı tatmin yerine Hakk'ı razı etmek vardır. Kalb ve akıl yoluyla terakki etmek vardır. Nefis bir araçtır amaç değildir. Helal dairesin de nefsin ihtiyaçlarını karşılayarak kalb ve akıl yoluyla ruhu kemalata erdirmektir.

Savaş esas değil yardımlaşma ve barış esastır. Teavün kendiliğinden savaşı kaldırır. Savaş sadece zulüme karşı ve zalimin saldırısına karşı savunma amaçlı yapılır.

İsraf ve sefahat yerine kanaat ve iktisat vardır. Tembellik ve rahatını düşünmek yerine çalışmak ve insanlığa hizmet etmek vardır. Herkesin istirahati için çalışmak gerekirken ferdi istirahat meyli ön plana çıktı. Semavî kanunların aksine hareket edildiği için kötülükler iyiliklere galib geldi. Vicdan ve kalb polisliği devre dışı kaldığından suçlar arttı. Maddi polislikte yetersiz kaldı.

"Müslümanlık, dünyanın kıvamı olan bir dindir; cihan medeniyetinin istinad ettiği temelleri muhtevidir."(Gaston Care (Carmen) İşârât-ül İ'caz/313

Buna delil Asrı Saadettir. Özelliklede peygamberimizin yaşadığı dönem ve sonrada Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’in halifelik dönemleridir.

Bilmek her şey değildir. Yaşamak ve yaşatmak gerekir. Marifet olmayınca bilgi işe yaramıyor. Şeytan bilgiliydi ama kalbinde marifet yoktu.

"Oğlum, okumak ve yazmak cehaleti öldürür; insanı adam etmez."(Sabiha Ayverdi) Yani bir konuda bir bireyi bilgi sahibi yapar ama...

Kısacası Peygamberi bir tarzda Allah sevgisi ve korkusu olan insanlar daha medenidirler. Şimdiki tabirle bizim rol modelimiz Hz. Muhammeddir(asm). Çünkü dost ve düşman O'na Muhammedil Emin demiş.

15 Şubat 2026 (27 Şaban 1447)