Arkan Sağlamsa Korkma!
R. Ferhat VURAL 20.09.2026 10:11:46 Bu İçerik 375 kez görüntülendi.
Atacağın her adım, yapacağın her iş; güçlü ya da güçsüz oluşuna, daha doğrusu arkanın ne kadar sağlam olduğuna göre şekillenir.
Arkan sağlamsa sana her yol mubahtır, her şey hakkındır.
Arkan sağlam değilse… Yedin naneyi!
Arkan sağlamsa, ne yaparsan yap bir şekilde sıyrılmanın yolunu bulursun. Rüşvet mi aldın, yolsuzluğa mı bulaştın, taciz ya da tecavüz iddialarıyla mı gündeme geldin, uyuşturucu mu kullandın?
Dert etme!
En fazla birkaç gün konuşulursun. Birkaç gün sonra başka bir gündem gelir, sen de unutulup gidersin.
Ne de olsa hafızayı beşer nisyan ile maluldür.
Arkanın sağlamlığına güveniyorsan, önüne çıkan fırsatları da iyi değerlendireceksin. Çünkü böyle fırsatlar her gün insanın karşısına çıkmaz.
Cukkayı dolduracaksın.
Yiyeceksin, zıkkımlanacaksın; aksırıncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyeceksin.
Ama bir taraftan yerken, diğer taraftan da hayırsever, yardımsever görünmeyi ihmal etmeyeceksin.
Nasılsa iletişim çağındayız.
Bir çorba dağıtırsın, birkaç fotoğraf çektirirsin, iki haber yaptırırsın; sosyal medyada da biraz parlatırsın.
Oldu bitti!
Millet de “Mübarek, yemeden yediriyor, doymadan doyuruyor” desin.
Zaten bugünlerde ne yaptığından çok, yaptığının nasıl gösterildiği önemli değil mi?
Algı dediğin şey de böyle bir şey işte…
Kendin kebap yerken, birilerine ikram ettiğin bir tas çorbayı davul zurnayla aleme ilan edeceksin.
Çünkü görüntü var, haber var, paylaşım var…
Gerçek mi?
O da neymiş!
Sana bir şey diyen olursa da papazın yaptığını yapacaksın.
Hani o meşhur fıkrada, kilisede uygunsuz yakalanan papaza cemaatten biri, “Tüh, utanmıyor musunuz bu işi burada yapmaya?” diye çıkışınca papaz hiç istifini bozmadan, “Sen bekle, şu işi bitireyim; kutsal mekâna tükürmenin ne olduğunu sana göstereceğim” demiş ya…
İşte sen de öyle yapacaksın.
Eleştirilince susup düşünmek yerine, eleştireni susturacaksın.
Hesap vermek yerine hesap soracaksın.
Çünkü arkan sağlam!
Arkan sağlam oldu mu etrafında goygoycu, alkışçı ve yalaka tayfası da eksik olmaz.
Yeter ki önlerine zaman zaman bir kırıntı at.
Biri seni över, biri savunur, biri yaptığın en sıradan işi bile büyük bir marifet gibi anlatır.
Sen de bütün bunları seyredip kendini bulunmaz Hint kumaşı sanırsın.
Oysa güç dediğin nedir ki?
Bugün var, yarın yok.
Makam dediğin nedir?
Bir gün oturursun, bir gün kalkarsın.
Bugün etrafında pervane olanlar, yarın seni görmemiş gibi davranabilir.
Bugün seni göklere çıkaranlar, yarın ilk taşı atanların arasında yer alabilir.
Çünkü makamın gölgesi uzun, ömrü kısadır.
Asıl mesele, insanın arkasında kimlerin durduğu değil; arkasından nelerin konuşulduğudur.
Coğrafya kader midir, keder midir bilemem.
Ama bildiğim bir şey var:
Bir yerde adalet, insanların arkasının ne kadar sağlam olduğuna göre değişiyorsa; orada hukuk değil, güç konuşuyor demektir.
Ve güç bir gün elden gittiğinde…
Ne cukkaya doldurdukların kurtarır seni, ne cilaladığın imajın, ne de etrafındaki alkışçıların.
Geriye yalnızca yaptıkların kalır.
İşte o gün insanın gerçek “arkası” ortaya çıkar.
Çünkü insanın en sağlam arkası; makamı, parası, çevresi ya da nüfuzu değil, temiz bir vicdanı ve alnının akıdır.
Gerisi?
Bugün var, yarın yok…
Arkan sağlam olabilir; ama vicdanın sağlam değilse, aslında hiçbir yere yaslanmıyorsun demektir.


.png)








